ABD dışındaki havayolları da benzer şekilde karışık politikalara haizdir. Son zamanlarda, İrlanda’ya bir iş gezisi için uçuş bulmaya çalışırken, bir çok havayolunun şişman yolculara oturma ve işlem politikalarını yayınlamadığını gördüm. Üç değişik internasyonal hava yolunun alan kişi hizmetleri çalışanları, bir politikaları olup olmadığını bana söyleyemediler, bu da muhtemelen olmadığı anlamına geliyor. Eğer durum buysa, benim şeklinde şişman yolcuların kaderi, yolculuğumuzdaki uçuş ekibinin takdirine bırakılmıştır. Rehberlik olmadan, uçuş görevlileri zayıf yolculardan gelen şikayetlerle karşı karşıya kaldıklarında, alan kişi hizmetleri ve geçici tedbir politikası oluşturma işlemlerini aynı anda gerçekleştirerek bir fiil planına karar vermek zorunda bırakılırlar. Şişman yolcuların gezi planları ve bir çok vakit itibarımız dengede kalıyor. Hostes uçuşta kalmamız gerektiğine inanıyorsa kalabiliriz. Uçaktan indirilmemiz icap ettiğini düşünürlerse, bizi uçaktan indirirler. Fakat uçuş kalkana kadar kesintiyi yapmış olup yapamayacağımızı bilemeyeceğiz.

Bilhassa, Kanada’nın havayolu politikaları parlak bir nokta sunuyor. 2008’de Kanada mahkemeleri, havayollarına, şişman ve engelli yolcuların herhangi bir ek ücret ödemeden bir bilet fiyatına uçmasına izin vermelerini emretti. Havayolları, maliyetin savunulamaz olacağını iddia etti, sadece Engelli Kanadalılar Konseyi, bunun ülkenin en büyük hava taşıyıcılarına bilet başına bir Kanada dolarından daha azına mal olacağını buldu. Bugün, Kanada havayolları, kendilerinden önceki otobüsler, tekneler ve trenler şeklinde, şişman ve engelli insanlara, zayıf, engelli olmayan yolcularla aynı fiyata ulaşım sağlıyor.

Havayolu politikaları, taşıyıcıdan taşıyıcıya, ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterir, sadece hepsinin ortak bir noktası vardır: Şişman insanların gereksinimleri ve saygınlığından oldukça, zayıf insanların rahatına ve tercihlerine öncelik verirler. Zayıf yolcuların şikâyeti, şişman yolcuların zayıf yolcuların onaylamayan bakışlarından uzağa, uçaktan indirilmesi için sık sık tetiklenen bir durumdur. Bu şikayetler kimi zaman azmettiricilerin haiz olduğu güç tanınmadan yapılır. Yollarına çıkarlarsa, şişman bir yolcu uçuşlarından atılacak. Kimi zaman onlara başka bir uçuş teklif edilmez. Öteki zamanlarda, geri ödeme teklif edilmeyecektir. Zayıf yolcular şikayetlerinin şişman yolcular üstündeki tesirini bilemeyebilirler. Fakat o şekilde olmasalar bile, bir uçuş görevlisine onların huzurunda başka bir yolcunun cesedi hakkında şikayette bulunmak zalimce bir muhakeme hareketidir. Bir çok havayolu politikası, zayıf yolcuların şikayetlerini alan kişi hizmetlerinin sorunları olarak kabul ederek ve şişman yolcuların gereksinimlerini baş belası olarak ele alarak bu hak ve önyargıya itimat verir. Bu politikalar bununla beraber garip bir dinamik oluşturuyor: Şişman yolcuların kaderi, yanımızda oturan kişinin rahatsızlığına ve önyargısına bağlı. Uçabilme kabiliyetimiz, daha zayıf insanoğlu için olabileceği şeklinde, ödeme gücümüz yada uçuş sırasındaki davranışımız tarafınca belirlenmez. Dışlayıcı politikalar ve çoğu zaman bizlerden daha ince olan yolcuların duygusuz şikayetleri tarafınca belirlenir.