Oy pusulamı bir el ilanına götürmek benim için kolaydı Pek oldukca Malezyalının yaşamış olduğu büyük bir şehirdeydim ve şanslıydım ki oy pusulam olduğundan daha geç gelmedi. Sadece OSU talebesi Razak da dahil olmak suretiyle birçok insan için durum bu şekilde değildi.

22 yaşındaki Razak, kampüsünde bir toplama merkezi kurmuştu ve arkadaşları da Wisconsin ve Chicago’daki Malezyalıların oy pusulalarını toplamıştı. Toplamda 66 oy topladılar ve bunların 38’ini Salı günü New York’taki Choi’ye getirdiler. Ötekiler, Çarşamba sabahı kalkan bir uçağa ulaşmak için San Francisco’ya uçtu.

Razak’ın ilk seçimiydi ve oy kullanma şansı için çok arzuluyordu.

“Malezya’da işlerin iyi mi yürüdüğünün siyasal olarak farkına vardığım andan beri, adaylarımıza oy verebileceğimiz günü umuyorum” dedi. “Ülkem için bir şeyler yapabileceğim dönemin geldiğini hissettim.”

Sadece Razak postayla oy pusulasını asla almadı. Perşembe öğleden sonrasında konuştuğumuzda, Pazar gününden beri zayıfladığı Memphis’teki bir FedEx lokasyonunda hala beklemedeydi.

“Oyumu verememek birazcık moralimi bozuyor,” dedi bana. “Fakat bence günün sonunda, öteki her insanın oylarının dağıtılması bir nevi bunu telafi etti. Örnek olarak, 66 sese karşı bir ses. Bence bu oldukca büyük bir fark.”

ABD ve Kanada’daki çabaları denetleyen Timothy Goh, bana Şimal ABD’ya yayılmış Malezyalı seçmenlere ulaşmanın zor bulunduğunu söylemiş oldu. Ülkelerin coğrafi genişliği ve Malezya’ya uçuş süresi (her iki kıyıdan minimum 18 saat) çabalarını zorlaştırdı. ABD’deki bir öteki problem, Malezyalıların ağının büyük şehirlerde bile ne kadar değişik olduğu.

“Bölgesel örgütlenme ve topluluk o denli fazla değil, bu yüzden birbirimizin varlığından o denli da haberdar değiliz, bu yüzden bu kesinlikle çabaları engelledi” dedi.

Ve bu, Montana yada Alaska şeklinde daha kırsal eyaletlerde yaşayan ve oy pusulalarında şahit olarak imza atabilecek başka bir Malezyalının yakınında olmayanları hesaba katmıyor.

Goh, 2018’deki son seçimde denizaşırı oy pusulalarını Malezya’ya geri götürmenin kaosunu yaşamıştı. O zamanlar, oyları eve geri götürmek için STK tabanlı bir altyapı yada planlama yoktu; insanoğlu oy pusulalarını eve götürmeye istekli birini – herhangi birini – bulmayı umarak havaalanlarında kamp kurdu.

Otomatik seçmen kaydı ve seçilme yaşlarının 21’den 18’e düşürülmesi şeklinde son oylama reformları da kuruluşların bu yıl bekledikleri denizaşırı oy sayısını artırdı.

Undi 18’in savunuculuk direktörü Tharma Pillai, “2018’de oy pusulalarını geri getirmek için büyük, deli bir acil vardı” dedi. Teşkilat bu yıl daha da büyük bir oy pusulası seline hazırlandı, “bu sebeple artık denizaşırı ülkelerde okuyan her bir Malezyalı talebe seçmen olacak.”